Türkiye Cumhuriyeti

Şikago Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Hükümet Sözcüsü Çiçek: ''aziz Ve Saygideğer Musevi Kökenli Vatandaşlarimiz...'' , 26.01.2009

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada dile getirdiği hususlar:

''AZİZ VE SAYGIDEĞER MUSEVİ KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZ...''-

''Türkiye'nin başından beri bölgede kalıcı bir barışın ve ateşkesin sağlanabilmesi için üzerine sorumluluk düştüğü kanaatiyle bir gayretin içerisine girdiğini'' söyleyen Çiçek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümet'in çabalarının bu çerçevede değerlendirilmesini istedi… Açıkça ifade etmek istiyoruz ki Türkiye'nin karşı olduğu husus, İsrail Hükümetinin politikalarıdır. Bunun altını çiziyorum. Bizim karşı olduğumuz husus uygulanan politikalarla ilgilidir. Nitekim bu uygulanan politikaların ne denli insani dram yaşattığını, hayatını kaybeden çocukları, kadınların feryadını, ailelerin çektiği ıstırapları tüm dünya gündeme getirmiştir. Böyle bir insanlık dramı karşısında, Türkiye bu politikalara karşıdır, ne İsrail halkıyla ne Musevi kökenli insanlarla ne de Türkiye'de en az benim kadar, en az sizler kadar bu ülkenin aziz ve saygıdeğer Musevi kökenli vatandaşlarımızla bir alakası vardır. Kimse konuyu şu veya bu istikamette çarpıtmamalıdır. Bunu hepimiz biliyoruz, şahsen bilirim ki aramızdaki hukuk sebebiyle bu ülkenin kalkınmasında, bu ülkenin belli başarıları elde etmesinde bu insanların da en az bizler kadar katkısı, çabası ve gayreti olmuştur. Mesela bir Jak Kamhi'yi buradan saygıyla anıyorum. Çünkü bir çok çabayı, gayreti belli ilişkilerin geliştirilmesi bakımından birlikte göstermişizdir. Son derece vatanseverce çabaların, gayretlerin içerisinde olmuştur. Bir İshak Alaton, bir rahmetli Üzeyir Garih uzun yıllar Musevi cemaatinin başkanlığını yapmış olan Bensiyon Pinto dahil olmak üzere, bunlar benim bildiklerim, bu listeyi uzatabiliriz.

Bunların hepsi Türkiye'nin kalkınması açısından, Türkiye'nin yararına olan her işin önünde, içinde ve arkasında olmuşlardır. Dolayısıyla bu insanlar bu ülkenin aziz vatandaşlarıdır. Kimsenin konuyu başka türlü değerlendirmesi ne doğrudur ne de haklıdır. Onun için Türkiye'nin politikası, doğrudan doğruya uygulanan politikalara karşı olmaktır. Bunu biz söylüyor değiliz. Nitekim Musevi asıllı pek çok yazar, bu konuda düşüncesi olanlar da uygulanan politikaların yanlışlığını zaman zaman dile getirmişlerdir. Bu ülkede yaşayan vatandaşlarımızın hepsi aynı haklara, aynı imkanlara sahiptir ve güvenlikleri de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin teminatı ve güvencesi altındadır.''